Kulunuz Reynaldo’nun akla hayale sığmaz maceraları 2

medieval-paris

23.Eylül.1348

Saygıdeğer ve sevgili efendim,

Dileklerim gerçek oldu ve tüm içtenliğimle umutlarımın sizde olduğunu belirtebileceğim mektubuma devam etme şansına kavuştum. Gerçekten, alacakaranlığı takiben üzerimize çöken -ayın; başka bir zaman olsa gördüğümüzde içimizi sıkıntılarla dolduracak bulutlar ardına saklandığı zifiri karanlık- gece kurtarıcımız oldu ve yolculuk sonunda, sizin cömertliğinizin bir belirtisi olarak aldığı bahşişin bolluğuyla gözleri parlayan, yetenekli arabacımız sayesinde Buda’dan hemen önceki son durak olduğu belirtilen Yeşil Tavşan Hanı’na eriştim. Günün ilk ışıklarıyla size yerim hakkında kesin bir bilgi gönderebilme umudunun iç huzurunu yaşamaktayım. Dün gece heyecan içerisinde karaladığım satırlar artık pek geride kalmış görünüyor ve siz efendimizin içine sıkıntı düşürmesin, kulunuz sağlıklı ve görevinin başındadır. Sevgili oğlunuz, beyzadem Laertes hakkında şu ana dek oluşan merakınızı ve türlü olaylar sonucu bunca uzak iller yoluna nasıl olup da düştüğümüzü izin verirseniz başından başlayarak anlatayım saygıdeğer efendim.

Kesemde bana verdiğiniz para ve kulunuza heybemde teslim ettiğiniz kağıtlar olduğu halde yol üzerindeki hiç bir durağı kaçırmaksızın süren 3 haftalık zorlu yolculuğumun ardından aslında liman bile demeye şahit isteyecek Le Havre limanına ulaştık. Gecelememizin ardından eski püskü bir akarsu teknesine geçiş yaparak Sen Nehri boyunca iki hafta sürecek yolculuğumuza başladık. Doğrusu balık yemekten gına geldi dersem efendimizi iğrendirmem umarım… Neyse yolculuğumuzun sıkıntılı ayrıntılarıyla sizi daha fazla bunaltmadan yolun sonuna gelmek isterim saygıdeğer efendim.

Ben sadık kulunuz Reynaldo Paris’e şaşkın bir ördek gibi ayak bastığımda bundan yaklaşık bir-bir buçuk ay öncesi idi. Sıcak ve aydınlık bir sabah, yapış yapış nem ve sivrisineklerle uyanıvermiştim Paris kıyılarında. Sevgili beyzadem Laertes’i bulmadan önce sıkı sıkı tembihlediğiniz gibi evinin bulunduğu mahallenin yakınlarında bir oda kiralayıp o geceyi beklerken, sallantısız bir döşeğin keyfini çıkarttım. Neyse efendim uzatmayalım sevgili beyzadem hakkında sizin ince planlarınızı aklımdan çıkartmadan ve kelimesi kelimesine uygulayarak araştırmama giriştim. İlk gece, Laertes’in o bölgedeki hiçbir asilzadenin zihinde yer etmemiş olması beni pek kuşkulandırmadı doğrusu. Daha Paris’e yerleşeli ne kadar olmuştu ki? Adına, ailesi ve soyuna yakışır alçakgönüllülüğü içerisinde, soylu Laertes’in böyle büyük ve kalabalık bir şehirde -özellikle belirteyim sahtekarlar ve kabadayılarla dolu bir şehir- isim yapması doğaldır ki vakit alacaktı. Bu güven içinde iki gün daha bölgenin, kaliteli hanlarından en sefil batakanelerine yönelmek zorunda kalacağım araştırmamı genişlettim. İkinci geceyi Paris’teki dördüncü sabahıma bağlayan günün ilk saatlerinde Laertes’in… doğrusu ben kulunuz, saygıdeğer isminizin koruyucusu ve hatta devamı olacak oğlunuz hakkında öğrendiklerimi size aktarmak zorunluluğum olmasa, ne yalan söyleyeyim çocukluğumuzdan itibaren beyzadem ile kurduğum yakın ilişki itibariyle sessiz kalmayı yeğlerdim. Amma velakin o sabah Laertes hakkında bilgi sahibi olan, rastladığım ilk kişi… bir… aktris idi. Kendisi Laertes’i, anlattığı kadarıyla aylar önce bir kez… şey, görmüş idi. Teatral bir performans –ki Paris doğrusu bu konunun başkenti gördüğüm kadarıyla! Efendimizin de çok beğeneceğinden hiç kuşku duymadığım şölensel gösteriler her gece bir başka mucizevi performans ile halkı galeyana getiriyor doğrusu- sırasında tanışmışlar.Rouge isimli bu saygıdeğer..şey bu bölgede pek saygıdeğer sayılmasa da eminim arkadaş çevresinde hakettiği saygıyı görüyordur, hanımefendi kendisine ikramda bulunduğum sabah boyunca bana Laertes ile aralarında geçen… doğrusu Rouge’un kelimelerini kullanmam gerekirse; ateşli ilişkiyi tüm ayrıntılarıyla paylaştı.

Doğrusu harikalar diyarında geçen bir haftaymışcasına anlattığı bu süreci inanmaz bakışlarla dinlerken, bana aktarılanların Laertes’e bir yıl boyunca geçinmesi için verdiğiniz paranın suyunu çekmesi ile sonlanması, gözlerimin birer faltaşı gibi açılmasının yanı sıra kalbimin hüzünle dolmasına sebep oldu. Araştırmalarımı hızlandırıp, beş parasız kaldığını öğrendiğim sevgili beyzademin izinin peşine düştüm. Çılgınca yakalarına sarıldığım batakhane sahiplerinden, ayyaş ev sahibelerine kimlerle yüzleşmedim ki? Ama sanki asil Laertes… yer yarılmış da içine düşmüştü. Aslında günler geçtikçe bu düşündüğümün ne kadar doğru olduğunu farkedecektim sevgili, saygıdeğer efendim, ah!

-devam edecek-

Henüz Yorum Yok

Henüz yorum yapılmamış.

Yorumlar RSS Geri İzleme Tanımlayıcısı URI

Yorum yapın