İnanıyorum, çünkü inanmamak kurşun gibi olmaktır, yüzükoyun ve kaskatı yatmaktır, sonsuza kadar hareketsiz, çürüyüp giderek… *

adam

“Adam” hesapta, ilk insanmış! Varsayalım gerçekten ilk insanın bir adı olmuş olsun ve o da adam olsun. Peki ama bilgi, araştırma, inceleme yollarıyla ulaşılan sonuçları göz önüne alırsak ilk insan ne kadar insandı? Kendinden üstün bir varlığın bilgisine haiz, bunu anlamlandırmaya vakit bulabilecek, daha doğrusu bunca katmanlı düşünebilecek bir beyne dahi sahip miydi? Değil ki Allah’ın varlığını özümsesin ve çevresine -ki; çevrede varsayımsal bir havva’dan başkası yok o sıralar- yayabilsin. Konuşabilir miydi mesela, somut bilgilere dayanırsak?

Kardeşim nerden çıkartıyorsun şimdi bunları Allah’ı mallahı karıştırıyorsun, kafir misin nesin?

Sustum…

Susa susa gelmedik mi bugünlere biz?

Bugün dedim de, ülkeye ‘başından bakan’, kendine işsizim diye feryat edenleri de karga tulumba ettirmeye başlamış duyduğuma göre. Sonra da bazıları provokasyon için geliyor buraya deme cüretini göstermiş her zamanki aymazlığı ile… şu ülkede buna birileri “Bre densiz, işsizler provokatör ise o işsizleri sen yarattın!” diyemiyor ya ona yanarım. İlk ikizlerin çapraz döllenmesi projesinin** meyvesi bir ırkın torunlarından daha iyisini beklemek manasız mı oluyor ben ona bir mana veremiyorum…

Bak yine ne diyor? Yanacan sen yanacan!

Sustum…

Nasıl gelmiştik bugünlere?

Stanford’lu en bir ünlü ekonomistin son projesine göre ülkelerde gelişmenin yolu; o ülkenin genel kurallarından bağımsız, kendi kurallarına göre işleyen şehirlerin oluşmasından geçiyormuş. Hong Kong örneği dersem sanırım herkes işin özünü anlar. Tabii bu aklımıza ilk olarak sömürgeleştirmeyi getireceğinden ünlü ekonomist hemen diyor ki; kendimizi böyle korkularla sınırlamamalıyız, sömürgeciliğin insana verdiği zararlar bu sistemde olmayacak, yani bu düzende sömürü olmayacak diyor! Hem yeni iş alanları açılacak hem de birer birer, şehir şehir uygarlaşılacak, zenginleşilecek. Bu düşünce “Amerika”nın da aklına yatmışsa eğer (ekonomistimizin sistemin bir yumurtlaması olduğunu geçelim) gün gelir açılım maçılım ayağına şehir şehir özerk bölgeler, kendi yönetimleri olan alanlar diye diye pastadan payını almaya başlamaz mı? Başlar mı?

Bak şimdi de yüce AKP, ay pardon ak partiye, dil uzatıyormuşsun gibi geldi bana, etö’cümüsün sen, adresini ver bakiim, yarın sabah 6 gibi uğrayacak bizim arkadaşlar, ona göre!

Sustum, sustuk, sus!

*Henry Miller, Seksus

** http://eliflamraa.wordpress.com/2006/12/18/hzadem-ve-hzhavvanin-cocuklari-neden-evlenmis/

Geri İzleme Tanımlayıcısı URI

  • BU SAYFADA

    ZİYARETÇİLERİME:
    alttaki HELP ME SUPPORT! tuşunu tıklayın da sayfa bir işe yarasın. Kanserle Savaşa destek veriyor o tık!!!

    BAK HALEN BASMIYORLAR TUŞA!

  • SocialVibe


  • En Fazla Tıklananlar

    • Hiçbiri
Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.